1. Sence sanatçı mı doğulur yoksa sanatçı mı olunur?
Her ikisi de mümkün gibi. Yaşadığı toplum içinde bir üretimin içinde veya teşvik edilerek de hayatına dahil olabilir. Bunların hiçbirinin olmaması durumunda bir merakıyla yol izleyebilir. Birçok faktör var sanırım.
2. İleride örneğin ’ressam’ ya da ’heykeltraş’ olarak mı anılmak istersin yoksa ’sanatçı’ olarak mı? Neden?
Sanatçı tanımlamasını daha çok isterdim sanırım. Sanat insanı holistik bir bütünlüğe erdirir. Bir parça gizdir. İnsanın en arkaik ve hikâye yaratıcılığının sonucudur. Daha bütünsel olması durumundan.
3. Sadece sanat yaparak ’hayatta -ve sanatta- kalmak’ ve üretken olmak mümkün mü senin için? Sanat yaparak hayatta kalmayı başarıyorsan, bunu nasıl mümkün kılıyorsun?
Sadece işimi yaparak hayatı sürmeyi henüz başarabilmiş değilim.
4. Sanatsal ifade özgürlüğünün engellenmesi veya sınırlanması (kimlik, toplumsal cinsiyet, küir vb.) bağlamında sansür ve otosansür konusunda ne düşünüyorsun? Üretim yaparken sansür ile karşı karşıya kalıyor musun?
Hemen hemen sansürün yaşanmadığı bir dönem olmamıştır. Bu durumla karşılaşabilme durumu günümüzde medya etkisi ile çok daha fazla çoğaldığını düşünmekteyim. Politik sebeplerden dışında gündelik halde örneğin Instagram uygulamasına çıplak bir resim paylaşılması istendiğinde sansürlenmesi.
5. Sanatçı ve aydınların yakılarak katledildiği bir coğrafyada sanatçı olmak nasıl bir hissiyat senin için? Buna bağlı olarak sanat ile aktivizm, sanatçı ile aktivist ilişkisi hakkında ne düşünüyorsun?
Maalesef ki her zaman derin bir şaşkınlık hissiyle düşündüğüm bir olay. Tarihten çıkarımlarımızdan bildiğimiz kadarıyla bu çatışmalar her zaman varmış ve sanırım olmaya da devam edecek. Bu birbiri ile bir arada gerçekleşiyor gibi düşünürüm, sanatın içinde aktivist unsurlar bulunur kendinden kaynaklı muhalifliğinden. Erotik yanlarımızın bir dışavurumudur.
6. Sanat ve sanatçının desteklenmesi bağlamında uygulanan devletin kültür-sanat politikası hakkında ne söylersin? Kamudan beklentilerin nelerdir? Kamusal destek mi/özel sektörün desteği mi elzemdir senin için?
Ülkemizde bu birbirinden çok kopuk değil sanırım ve bu beklentiler, karşılaması biraz da politik ilerliyor gibi.
7. Kişisel deneyimlerinden hareketle, bağımsız bir sanatçı olmak ile bir galeri tarafından temsil edilen sanatçı olmak arasındaki (avantaj/dezavantaj, sanatsal özgürlük, sanat üretimine müdahale) farklar nelerdir? Özellikle Türkiye’deki galericiliğin işleyişi hakkında değerlendirmen nedir?
Şimdiye kadarki sürecimde bir temsiliyetle çalıştığım olmadı. Bağımsız çalışmak bu işi sürdürmek için daha güç görünüyor bağlantılar ile çalışmaksa sanırım ticari kaygıları beraberinde daha çok gündeme getiriyor. Duyumlar temsiliyetle çalışma süreci genelde negatif söylemler oldu
8. Sanatın gelişimi bağlamında sanat piyasasının (müze ve koleksiyonerler çerçevesinde) belirleyicilik kazanması olasılığı ya da durumu hakkında ne düşünüyorsun?
Bir tekelleşmenin dışına çıkılamıyor maalesef.
9. Bir eserinin kara para aklamak üzere satın alındığını öğrensen ne hissedersin? Genel olarak sanat eserinin metalaşması üzerine ne düşünüyorsun?
Eseri hiç satmamış olmayı dilerdim. Neyin nelere sebebiyet verebileceğini kestiremiyoruz. Yeterince dürüst yaklaşıldığında bir organ mafyasından kazanılmış bir paraya ne olmuş yani biraz para kazanmak istemişsek gibi düşünceleri doğurur. Büyük bir sektör içinde büyük bir pazar halinde oluşu artık tanımları değiştirmeye başlıyor ya da tanımsızlaşmaya.
10. Sanat tarihinin nesnel koşullarda yazıldığını düşünüyor musun? Bu yazımı etkileyen kişi, kurum ve çevreler hakkında ne dersin? Hakikate, samimiyete, tarafsızlığa ve nesnel bilgiye dayanan bir sanat eleştirisi ihtiyacı üzerine ne düşünürsün?
Bir metalaşmaktan söz edebiliyorsak nesnel olmasını bekleyemeyiz. Kültür tarihsel bağlamda bize sanatçılar sinyallerini verirler. Büyük sanat, daha dar kapsamıyla yazılmış bir roman bize yazılı tarihinden daha büyük unsurları anlamamızı sağlayabilir.
11. ”Sanat iyileştirir” popüler söylemi için ne düşünüyorsun? Bu bağlamda küratörlük kurumuna bakışın nasıl? Kurumsal ve bağımsız küratörlerin seninle iletişimi nasıl?
Sanat iyileştirir fakat bunu kulağına küpe yapacak kitleye de ihtiyaç vardır. Küratöryel çalışmalarda anlaşılmaz bir hal alıyor. Bir proje gözüyle tasarlanmak istenen bir fikirle geliniyor. Bu ise üretilen işin kendisiyle örtüşemiyor veya oldukça yüzeysel kalıyor.
12. Son olarak konuyla ilgili eklemek istediğin bir şey var mı?
Kolektif çalışmalara katkınız ve fikirleriniz için teşekkürler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder