SANATÇILAR

Adem Bulut

1. Sence sanatçı mı doğulur yoksa sanatçı mı olunur?

Sanatçı doğulur. Sanatçı ruhu sonradan edinilecek bir şey değil.

2. İleride örneğin ’ressam’ ya da ’heykeltraş’ olarak mı anılmak istersin yoksa ’sanatçı’ olarak mı? Neden?

Sanatçı olarak.


3. Sadece sanat yaparak ’hayatta -ve sanatta- kalmak’ ve üretken olmak mümkün mü senin için? Sanat yaparak hayatta kalmayı başarıyorsan, bunu nasıl mümkün kılıyorsun?

Sadece sanat yaparak hayatımı idame etmek isterdim ama mümkün değil maalesef.

4. Sanatsal ifade özgürlüğünün engellenmesi veya sınırlanması (kimlik, toplumsal cinsiyet, küir vb.) bağlamında sansür ve otosansür konusunda ne düşünüyorsun? Üretim yaparken sansür ile karşı karşıya kalıyor musun?

Yapmak istediğim işleri elli defa süzgeçten geçirip öyle yapıyorum aksi halde absürt cezalar ve yaptırımlarla karşı karşıya kalacağımı biliyorum.

5. Sanatçı ve aydınların yakılarak katledildiği bir coğrafyada sanatçı olmak nasıl bir hissiyat senin için? Buna bağlı olarak sanat ile aktivizm, sanatçı ile aktivist ilişkisi hakkında ne düşünüyorsun? 

Korku verici ama buna rağmen sanat hep kendini var ediyor. Aktivizm sanatçılığın başka bir versiyonu bence.

6. Sanat ve sanatçının desteklenmesi bağlamında uygulanan devletin kültür-sanat politikası hakkında ne söylersin? Kamudan beklentilerin nelerdir? Kamusal destek mi/özel sektörün desteği mi elzemdir senin için?

Devlet sanatçısı yandaş olmayı getirir buna da sanat denmez, eğer bir fon alacak olsam bunun sanatımın üzerinde bir tahakküm kurmasını istemem.

7. Kişisel deneyimlerinden hareketle, bağımsız bir sanatçı olmak ile bir galeri tarafından temsil edilen sanatçı olmak arasındaki (avantaj/dezavantaj, sanatsal özgürlük, sanat üretimine müdahale) farklar nelerdir? Özellikle Türkiye’deki galericiliğin işleyişi hakkında değerlendirmen nedir?

Hep bağımsız olduğum için bir galeri ile çalışmanın farkını bilmiyorum diyebilirim ama katıldığım misafirlik programları veya sergilerde galeri bazı noktalarda kolaylaştırıcı rol oynar, iş üretim sürecinde müdahale edilmemesi durumunda avantaj sağladığını düşünüyorum.

8. Sanatın gelişimi bağlamında sanat piyasasının (müze ve koleksiyonerler çerçevesinde) belirleyicilik kazanması olasılığı ya da durumu hakkında ne düşünüyorsun? 

Koleksiyoner ve müzeler garanti iş yapmayı severler isim yapmış sanatçılarla çalışmak gibi.

9. Bir eserinin kara para aklamak üzere satın alındığını öğrensen ne hissedersin? Genel olarak sanat eserinin metalaşması üzerine ne düşünüyorsun?

Kara para olayı sanatla ya da başka yolla olması fark etmeksizin etik bir durum değil, kendi üretimim üzerinden böyle bir şeye göz yumamam. Eserin metalaşma durumu da sanatçının elinde olmadan gelişiyor bence.

10. Sanat tarihinin nesnel koşullarda yazıldığını düşünüyor musun? Bu yazımı etkileyen kişi, kurum ve çevreler hakkında ne dersin? Hakikate, samimiyete, tarafsızlığa ve nesnel bilgiye dayanan bir sanat eleştirisi ihtiyacı üzerine ne düşünürsün?

Maalesef tarafsız hiçbir tarih yoktur sanat tarihi de dahil, her kavim kurum ya da çevre kendi ideolojisi bağlamında eserler üretir, ön plana çıkarır.

11. ”Sanat iyileştirir” popüler söylemi için ne düşünüyorsun? Bu bağlamda küratörlük kurumuna bakışın nasıl? Kurumsal ve bağımsız küratörlerin seninle iletişimi nasıl?

Bir derdin varsa dipsiz kuyuya anlat derler, sanatçılar dertlerini eserleri aracılığıyla anlatır ve bu durum barındırdıkları yükün üzerlerinden kalkmasına olanak sağlar, dolayısıyla iyileştirir. Küratör kurumu ile iletişimim pek yok çünkü yapmak istediğim şeyi direkt aktarınca birkaç küratör bu durumda bağımsız çalışmamın daha doğru olduğunu ifade etti. 

12. Son olarak konuyla ilgili eklemek istediğin bir şey var mı?

 

Sanat kendine bir yol bulup sanatçı aracılığıyla varılacak bir olgudur. Üretmek ve var olmak ümidiyle. Sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder